METİN AYDINOĞLU: ÖYLE BİR ÖZLEMİŞİM Kİ…

0 641

İzmir Bölgesi eski hakemlerinden Sn. Metin Aydınoğlu’nun MASTERLER TURNUVASI izlenimlerini kaleme aldığı yazısı…

Eski denilen ancak eskimemiş futbolcu kardeşlerimi de gördüm, izledim ama 11 yıl olmuş ben düdük çalmayı özlemişim yaa…

18 yıl hakemlik yaptım, bırakalı da 11 yıl oldu.
Tüh yaşım da ortaya çıktı.
Vallahi de özlemişim arkadaş.
Yeni basılan gazetenin kokusu gibi.

Hakemlik yapmak, düdük çalmak bambaşka bir haz, duygu.
Tarif edemem.
Alışkanlık da yapıyor.
‘Bir kezden bi’şey olmaz’ denir ya.
İşte her şey o bir sefer’den başlıyor.

Bir kez düdük çaldın mı, işlem tamam.
Yandığının resmidir.
O virüsten kurtulamazsınız.
Aktif olarak sahada düdük çalmasak da, tivide maç izlerken çok maçta düdük üfledik.
Bir ağzımızda düdüğümüz eksik.

Teos, Altay, Güzelbahçe, Karantina Master takımlarının katıldığı 2.Balçova Teleferik Masterler Dostluk Turnuvası’ oynanıyor, Balçova Sahası’nda.
İzmir Master Veteran Hakemler Derneği’ni kuran eski hakem kardeşlerimi takip ediyordum.
Hayran hayran bakıyordum sanal alemden.
Maçlara çıkıyorlar büyük coşkuyla.
Sanal değil gerçek alemde görünce çok hoşuma gitti.
Yıllar öncesine daldım.

Geçmişte kader birliği yaptığımız Tolga Özgülen kardeşim aradı.
‘Metin hocam Altay’ın maçını yöneteceğim çok heyecanlıyım, gelir misin’ dedi.
Altay, Tolga’nın tutuğu, gönlünün aslanı takım.
Ardından Başkan Mustafa Kaçaro da arayınca.
Gitmek farz oldu.

Kitap Baba Mesut Tim üstadım, hep beni şiir dinletisi, kitap tanıtım etkinliği, konser ve bilimum sosyal, kültürel faaliyete götürecek değil ya.
Ben de O’nu maça götürdüm.
Sağolsun kırmadı.
Ve de gittik.

Tolga heyecanlı ya.
Ben neyi, ondan daha beterim.
Kalbim küt küt.

Tam olarak hatırlamıyorum ama.
15 yıl olmuştur herhalde Balçova Sahası’na gitmeyi.
Kocaman tribün yapılmış, eskiden bir tane portatif tahtadan tribün vardı o kadar.
Saha zemini toprak, tenis kortlarına doğru eğimliydi biraz.
Şimdi tamamı sentetik çimle kaplanmış.
Aileler, kadınlar, çocuklar yürüyor, koşuyor ne kadar da güzel,
Başını kaldır ağaçlar, orman ve mis gibi kokusu.
Sentetik çim çok sağlıklı değil.
Toprak daha iyiydi ama.
Meret güzel gösteriyor işte, albenili.

Duayenim, idiolüm Şakir Kuruş’lu dönemlerde Denizgücü’nden Erol Tok’la Denizgücü’nden tanıdığım, arkadaşımız Sevil’in de babası değerli, Celal Bölgen hocam, herkesi kapıda karşıladı, kucaklaştık, feys de olmasa görüşeceğimiz yok.
Altay’ın eskimeyen, emektar futbolcularının yer aldığı Altay Masterler çalıştırıyor Celal hocam.
Canım hocam saygı duyarım ama sizin ne işiniz var masterlerde.
Asıl yeriniz 1.Lig olmalı.

İzmirspor’dan tanıdığım sevgili Aytekin Sümbül kardeşimi de gördüm yıllar sonra.
Maçlarına çıktığım Orhan Üstündağ, eski komşum Ümit İnal, Aydınspor’un 6-1’lik Fenerbahçe zaferinin starlarından Hikmet Şıktaşlılar vardı.
Tahir Karapınar enfes bir frikik golü attı.
Biraz idman yapsın koy 2.Lig’de oynar.

Toprak Kırtoğlu bildiğiniz Toprak yine süper.
Altay sevdalısı Ünal Nişli fırsat bulup yine çok sevdiği Altay formasını giymeyi başardı.
Başarılar diledim, golünü attı.

Yanda maçı izlerken Celal hocamdan fırça yedim.
‘Öyle kenarda oturacağına çık sen yönet’ dedi.
Hafif bombeli göbeğimi gösterirken, ‘Şu an bile çıksan yönetirsin’ demez mi, dünyalar benim oldu.
Kuddusi maç verse bu kadar sevinmem.

Şükrü Zenger’li Yeni Nazillispor’dan tanığım Bilal’le bir türlü konuşamadık, olmadı.
Hasan Dağ kardeşimi gördüm, İzmirspor’un yıldızlarından.
Oğlu Toprak’la gelmiş maça.
Her zaman ki efendi, saygılı sağolsun sarıldık, kucaklaştık.
Minik oğlu Toprak topa vuruyordu enfes bir stili var, inşallah babasından bahtı daha açık olur.

Hakemlere gelelim.
Tolga’nın heyecanı her halinden belliydi.
Normal maç heyecanı değil bu.
Maçı gözünde çok büyütmüş gibi geldi bana.
Maçın küçüğü, büyüğü olmaz.
Büyük olan Altay, o kadar.

Pozisyonlara, durduğu yere, çaldığı çalmadığı düdüklere bakmadım, fazlaca dikkat etmedim.
Yardımcıları Erkan Kırnak ile Özer Demir istekli ve gayretliydi.

Sırası, yeri, zamanı değil.
Söylemeden edemeyeceğim.
Hiç kusura bakmasın.
Kendi davet etti sağolsun ama, hakemleri değil, futbolcu kardeşlerimi izledim ben.

Yazmak gerek söz uçar yazı kalır, hesabı yani.
Tolga’ya bir çift lafım olacak söylemezsem valla çatlarım.
Yadırgadım, garipsedim.

Bir faul pozisyonu oldu, düdük çaldı.
Doğru veya değil, o gözle bakmadım.
Ama bir şey dikkatimi çekti.

İki futbolcu biraz sinirlenir gibi oldu.
Birine 3 Numara diğerine Hikmet bey dedi.
Sakin olmalarını rica ederken.
Tepemden aşağıya kaynar sular döküldü.
Uyarmadan edemedim pardon Tolgacım.
Yaşlılık işte.

Hakemlikte en büyük şey diyalog, insani ilişkilerdir.
Kurallar, kararlar kolay.
Onlar olup gidiyor.

Güzel bir İzmir akşamı yaşadım.
Yaşatan futbolcu kardeşlerime, hakem kardeşlerime, Celal Bölgen hocama, tribünde yerlerini alan herkese çok teşekkür ederim.

Ha bu arada.
Bol bol yürüsem, sağlığıma dikkat etsem de.
Koşulara başlıyorum.
Ne me lazım, hazır olmak gerek.
Hayranlarım özlemiştir (!).. .

Benzer Haberler

Yorum Yok

Cevap Bırakın